PostgreSQL 9.3.5, 9.2.9, 9.1.14, 9.0.18 ve 9.4 Beta 2

Tüm Unix ya da Unix türevi sistemlerde çalışan güvenli ve geniş özelliklere sahip, SQL standart sorgu dilini destekleyen dünyanın en iyi açık kaynak veritabanı yönetim sistemi olan PostgreSQL’in 9.3.5 sürümü duyuruldu. PostgreSQL’in bugün aslında yalnızca 9.3.5 sürümü değil, aynı zamanda, 9.2.9, 9.1.14 ve 9.0.18 sürümleri de duyuruldu. Bugün ayrıca 9.4 Beta 2 sürümünü duyuran PostgreSQL adeta bir şenlik havası yaşattı. Veritabanları için ilişkisel modeli kullanan PostgreSQL; Solaris, Windows, Mac OS X gibi sistemlerde de çalışabilmektedir. PostgreSQL diğer ticari ya da açık kaynak kodlu veritabanlarıyla yapılabilecek işlerin hepsini kolaylıkla yapabilir. Geniş kullanıcı grubuna sahip olan PostgreSQL, kaynak koduna her yerden erişilebilir olması nedeniyle olası hataların çok çabuk kapatılmasına imkan sağlamaktadır. PostgreSQL 9.3.5, 9.2.9, 9.1.14, 9.0.18 ve 9.4 Beta 2 sürümleri hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm notlarını inceleyebilirsiniz.

Okumaya devam et

PostgreSQL 9.3.5, 9.2.9, 9.1.14, 9.0.18 ve 9.4 Beta 2 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

Programlama kategorisine gönderildi | , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

PHP 5.5.15

PHP’nin çeşitli hataları giderilmiş bulunan 5.5.15 kararlı sürümü çıktı. Çeşitli hataları giderilen sürümde, bazı kütüphanelerin güncellendiği ifade ediliyor. Tüm kullanıcıların 5.5.15 kararlı sürüme yükseltme yapmaları öneriliyor. PHP, ilk kez Rasmus Lerdorf tarafından, web üzerinden sayfasına ziyaret edenleri izlemek amacıyla bir dizi Perl betiği kullanılarak geliştirilmişti. Ancak insanlar bununla ilgilenmeye başlayınca, Lerdorf bir betik motoru oluşturmaya karar verdi. Ayrıca formlara da destek verdi ve böylece PHP/F1 biçimlenmiş oldu. Adı duyuldukça kimi geliştiricinin dikkatini çekti ve böylece bir API oluşturuldu: PHP3 meydana geldi. Ardından Zend motoruyla PHP4 geldi. Günümüzde PHP; bloglardan forumlara, portal sistemlerinden veri tabanlarına, sınıflardan fonksiyonlara her türlü işlevde kullanılıyor. PHP 5.5.15 hakkında daha fazla bilgi edinmek için sürüm notlarını inceleyebilirsiniz.

Okumaya devam et

PHP 5.5.15 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

Programlama kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Git 2.0.3

Yazılım geliştirme süreçlerinde kullanılan, hız odaklı, dağıtık çalışan bir sürüm kontrol ve kaynak kod yönetim sistemi olan Git‘in 2.0.3 sürümü duyuruldu. İlk sürümü Linux çekirdeği‘nin geliştirilmesinde kullanılmak üzere 2005 yılında Linus Torvalds tarafından tasarlanıp geliştirilen, son Eclipse kullanıcı topluluğu anketi verilerine göre 2013 yılı itibariyle %30 pazar payına ulaşan Git’in ortaya çıkışı, çok sayıda Linux çekirdeği geliştiricisinin proje yönetimi için bir önceki sürüm kontrol sistemi olan BitKeeper’ı tercih etmesiyle başlamıştır. Andrew Tridgell, bir takım tersine mühendislik yöntemleriyle BitKeeper protokolüne müdahalelerde bulunmuş, ancak BitKeeper’ın telif haklarını elinde bulunduran Larry McVoy, BitKeeper’ın ücretsiz kullanımını reddeterek konuyu hukuki platforma taşıyınca BitKeeper’ın kullanımından vazgeçilmiş, böylece Git’in temelleri atılmıştır. 2.6.12-rc2 sürümlü Linux çekirdeğinin yayınlanmasının ardından Torvalds, kendi sürüm kontrol sistemini yazmaya karar vermiştir. Böylece, BitKeeper ve Monotone’dan esinlenilerek Git doğmuştur. Git 2.0.3 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm notlarını inceleyebilirsiniz.

Okumaya devam et

Git 2.0.3 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

GNU/Linux kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Raspberry Pi Model B+ Tanıtıldı

Bilindiği gibi A ve B modelleri; işletim sistemi, SD kart, güç kaynağı, klavye, kasa veya kablolar olmaksızın yalnızca board olarak sunulan Raspberry Pi, geçtiğimiz günlerde, yeni model single-board computer’i B+ ürününü internet sitesinden duyurdu. Bu model, yeni bir Raspberry Pi modeli olmaktan öte, mevcut Raspberry Pi’in evrimini tamamlamış, daha kararlı ve gelişmiş bir modeli olarak kabul ediliyor. Model B+, model B gibi BCM2835 çipini ve aynı yazılımı kullanıyor, üstelik yine 512 MB belleğe sahip. Ancak standart Raspberry Pi’ye göre bazı yenilikler içeriyor. Model B+ ürününü de yine aynı fiyattan (35 dolar) satışa sunan firma, mevcut Raspberry Pi’de 2 adet USB2.0 portu varken, bu modelde 4 adet USB2.0 portu sunuyor. Ayrıca bu portlar, yapılan geliştirmelerle daha iyi aşırı akım kontrolü ve hotplug destekliyorlar.

Okumaya devam et

Mevcut Raspberry Pi Model B’de 26 GPIO pini varken, B+’da 40 pin var. Model B’de 1W olan enerji kullanımı, Model B+’da 0.5W’a kadar düşmüş görünüyor. Daha önce kirli sese neden olabilen unsurlar giderilmiş, sorun yok. Henüz Türkiye’de satışa sunulmayan yeni modelin kısa bir süre içerisinde Türkiye’de satışa sunulması bekleniyor. Ayrıca, Model B+’da SD kart yerine Mikro SD’ye geçilmiş olması, cihazın hem daha kibar görünmesini sağlıyor, hem de çarpmalara vs. karşı kartın daha güvenli olmasına katkı sağlıyor. Konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek için raspberrypi.org‘u ziyaret edebilirsiniz.

Raspberry Pi Model B+ hakkında fikir edinmek için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

http://www.youtube.com/watch?v=LUu7OgYVmyg

Donanım kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Tails 1.1

Sürüm adayı 15 Temmuz 2014 tarihinde duyurulan İrlanda kökenli, Debian GNU/Linux tabanlı ve internet taraması sırasında güçlü kişisel gizlilik ve anonimlik özellikleri içeren bir live DVD/USB dağıtımı olan Tails‘in güncellenmiş 1.1 sürümü duyuruldu. Amnesic Incognito Live System’in 1.1 sürümünün çıktığı ifade edilirken, tüm kullanıcıların en kısa sürede bu sürüme yükseltme yapmaları gerektiği belirtildi. Çok sayıda güvenlik sorununu gideren sürümün Debian 7.0 “Wheezy” tabanlı olduğu söylenirken, OpenOffice.org yerine LibreOffice yüklemesinin tercih edildiği ifade edildi. UEFI önyükleme desteği sağlandığı için modern donanım ve Apple bilgisayarlar üzerinde Tails önyükleme yapmanın mümkün olduğu belirtildi. Web tarayıcısının 24.7.0esr sürümüne güncellendiği ifade edildi. Tails 1.1 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Okumaya devam et

Tails 1.1 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

GNU/Linux kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

25 dakikada HTML5

25 dakikada HTML5, Sercan Eraslan, bu adı uygun görmüş kitabına. Ürününü şu şekilde tanıtıyor: “HTML5, Yeni HTML Standartıdır. HTML5 öğrenmek için HTML/XHTML biliyor olmanız gerekmektedir. Bir önce ki versiyon olan HTML 4.01 , 1999′da gelmişti. O tarihten bu yana Web’te pek çok şey değişti. HTML5 hala geliştirilmeye devam ediyor, buna rağmen gelişmiş tarayıcılar yeni HTML5 elemanlarını ve API’sini desteklemektedir. HTML5 Nasıl Başladı? HTML5, World Wide Web Consortium (W3C) ile Web Hypertext Application Technology Working Group (WHATWG) işbirliğidir. WHATWG, web formları ve uygulamalar üzerinde çalışıyordu. W3C ise XHTML 2.0 üzerinde çalışıyordu. 2006′da HTML’in yeni bir sürümünü yaratmak için işbirliği yapmayı kararlaştırdılar. HTML5 için bazı kurallar belirlendi:

Okumaya devam et

• Yeni özellikler HTML , CSS , DOM ve JavaScript tabanlı olmalı.
• Dış eklentiler için ihtiyaç azaltılmalı (Flash gibi).
• Hatalar daha iyi yakalanabilmeli.
• Script yazmak yerine daha fazla HTML kullanılmalı.
• HTML5 Aygıt bağımsız olmalı.
Geliştirme süreci herkes tarafından görülebilmeli.

25 dakikada HTML5 adlı e-kitabı edinmek için tıklayınız.

E-Kitap kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | 1 yorum

40 dakikada CSS

40 dakikada CSS, Sercan Eraslan, bu adı uygun görmüş kitabına. Ürününü şu şekilde tanıtıyor: “CSS’in açlımı Cascading Style Sheets’tir. Türkçesi ise Stil Şablonları olarak geçmektedir. HTML/XHTML öğelerine stil vermek için kullanılır. CSS, herhangi bir metin editörü (Örneğin, Vim, TextMate, Not Defteri vs) ile yazılabilir. CSS, HTML/XHTML ile stilleri birbirinden ayırmak için World Wide Web Consortium (W3C) ‘u tarafından yaratılmıştır. CSS ile sayfamızın tamamına stil verebileceğimiz gibi sadece tek bir harfe de stil verebiliriz, CSS burada bize çok büyük bir esneklik gösteriyor. CSS ile Neler Yapılabilir? CSS kullanarak HTML/XHTML ile yapamayacağımız birçok şeyi yapabiliriz. Bir sayfada ki tüm öğeleri veya belli bir öğeyi renk, boyut, arkaplan görseli, sayfada bulunan konumu, bir öğenin diğer öğeler ile arasında ki mesafeyi ve daha bir çok özelliği CSS ile tanımlayabiliriz.

Okumaya devam et

40 dakikada CSS adlı e-kitabı edinmek için tıklayınız.

E-Kitap kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

30 dakikada XHTML

Sercan Eraslan, bu adı uygun görmüş kitabına. Ürününü şu şekilde tanıtıyor: “HTML’in açılımı “Hyper Text Markup Language”tir, Türkçesi ise “Hareketli Metin İşaretleme Dili” dir. İnternet üzerinde web sayfası oluşturmak için kullanılır. Dosya uzantısı “.html” ve “.htm” olarak kullanılabilir. Genelde “.html” tercih edilir. Bu dili yazabilmek için her bilgisayarda kurulu olan metin editörlerini (Örneğin, Vim, TextMate, Not Defteri vs.) kullanabilirsiniz. Oluşturulan sayfayı görüntülemek için ise bir tarayıcı (Firefox, Chrome, Opera, Internet Explorer vs.) yeterlidir. Bu dili öğrenmek oldukça basittir ve yazması çok keyiflidir. XHTML’in açılımı “Extensible Hypertext Markup Language” tir. Türkçesi ise “Geliştirilebilir Hareketli Metin İşaretleme Dili” dir. XHTML, HTML’in XML olarak düzenlenmiş halidir. Geliştirilebilir ve World Wide Web Consortium (W3C) ‘u tarafından geçerli kabul edildiği için ayrıca içerisinde tamamiyle HTML’i barındırdığı için biz XHTML’i öğreneceğiz. Aslında XHTML öğrenirken HTML’i de öğrenmiş olacağız. HTML ile XHTML arasında 10 ufak fark bulunmaktadır. Bunları ilerleyen sayfalarda göreceğiz.

Okumaya devam et

30 dakikada XHTML adlı e-kitabı edinmek için tıklayınız.

E-Kitap kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

CSS’e Başlangıç

Fatih Hayrioğlu’nun not defteri. Ürünlerini aktadığı web sitesinin başlığı bu, Sayın Fatih Hayrioğlu’nun. Üretip, paylaşıma açtığı ürünlere ilişkin şu değerlendirmeleri yapmış: “Uzun süredir üzerinde çalıştığım CSS’e Başlangıç kitabımı bitirdim. Aslında buna bir kitap demek ne kadar doğru bilmiyorum. Tam doğru tanımı makalelerimin derlenip düzenli hale getirildiği bir e-doküman demek daha doğru olur. Bu kitap makalelerimi derleyip hazırladığım ilk kitap. İnşallah ikinci kitabı da yazmayı düşünüyorum. Zaman ve imkânlar nispetinde 2. kitap da çıkacaktır. Kitabı yazmaktan çok derlemek, bir düzene sokmak beni yordu, bir de kelime ve cümle hataları. Biliyorum Dilbilgisi konusunda zayıfım. Kitap içerisinde gördüğünüz hataları bildirirseniz, en kısa zamanda düzeltmeye çalışacağım. Umarım herkesin yararlanacağı bir Türkçe kaynak olur.

Okumaya devam et

Fatih Hayrioğlu’nun ürünlerini aşağıdaki linklerden indirebilirsiniz:

E-Kitap kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kali Linux 1.0.8

Eski adı (Ubuntu tabanlı) BackTrack Linux olan adli analiz ve penetrasyon testleri için geniş bir güvenlik araçları koleksiyonu ile gelen Debian tabanlı bir dağıtım olan Kali Linux’un güncelleştirilmiş 1.0.8 sürümü, Mati Aharoni tarafından duyuruldu. Uzun zamandır beklenen Kali Linux 1.0.8′in USB EFI önyükleme desteğiyle geldiğini belirten Aharoni; sistemin bunun yanı sıra çeşitli güncellemeleri ve pek çok düzeltmeyi içerdiğini söyledi. Her zamanki gibi, Kali kullanıcılarının tekrar .iso indirip kurmak zorunda kalmayacaklarını söyleyen Aharoni; apt-get update && apt-get dist-upgrade koduyla gerekli işlemin yapılabileceğini ifade etti. Son olarak, bu sürümün Las Vegas’taki 2014 Black Hat ve Defcon güvenlik konferanslarından birkaç hafta önce geldiğini belirten Aharoni; bu konferanslara devam edenlerin Kali Linux ile harika şeyler sergileyeceklerini söyledi. Kali Linux 1.0.8 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Okumaya devam et

Kali Linux 1.0.8 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

GNU/Linux kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Exim 4.83

İnternet’e bağlı Unix sistemlerde kullanmak için Cambridge Üniversitesi‘nce geliştirilen bir ileti aktarım aracısı (MTA) olan Exim‘in 4.82.1 sürümü duyuruldu. Smail 3‘e benzer tarzda olan Exim’in imkanları daha geneldir. Gelen postaları kontrol etmek için geniş olanakları olan ve GNU Genel Kamu Lisansı koşulları altında serbestçe kullanılabilen özgür bir  yazılım olan Exim’in yapılandırması oldukça farklı olmasına rağmen, Sendmail‘in yerine yüklenebilir. Daha önceki Exim sürümlerinin eskidiği için kullanılmaması istenirken, yeni sürüme yükseltilmeleri öneriliyor. Kullanıcılara şu anki geçerli sürüm 4.83 önerilirken, kimi kullanıcıların ftp sitelerinden edindikleri beta versiyonları kullanmayı tercih edebildikleri hatırlatılarak, beta yazılım kullanılmasının kimseye tavsiye edilmediği bildiriliyor. Ayrıca 3.x seerisinden son sürümün 3.36 olduğu hatırlatılarak, bu sürümün çok eskimiş olduğu, kesinlikle kullanılmaması istendi. Exim 4.83 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için projenin anasayfasına başvurabilirsiniz.

Okumaya devam et

Exim’in orijinal yazarı Philip Hazel tarafından yazılan The Exim SMTP Mail Server adlı kitap, satın almak isteyenler için exim.org‘da sunuluyor. Kitabın içindekiler tablosuyla örnek bir bölümünü burada bulabilirsiniz. Exim 4.83 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

İnternet kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kernel 3.12.25

Resim
Linux çekirdeği resmi sitesi: https://www.kernel.org
Uzun süreli destek sürümü:
Resim3.12.25 2014-07-22
Değişiklik listesi

Linux kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

SSD (Solid State Drive) Üzerinde TRIM’i Etkinleştirmek

TRIM kullanılmazsa, SSD hızının bir süre sonra azalacağı unutulmamalıdır. TRIM’i etkinleştirmeden önce şunlardan emin olmalısınız: 1- Kullandığınız Linux çekirdeği en az 2.6.33 ya da daha yeni bir sürüm olmalıdır ki SSD TRIM’i desteklesin. 2- Bölümünüz EXT4 veya BTRFS formatında biçimlendirilmiş olmalıdır. BTRFS pek tercih edilmediği için, bu yazıda EXT4 bölüme SSD TRIM’i kurulumunu konu edineceğiz. Debian GNU/Linux, Ubuntu ya da Linux Mint kullanıcıları, öncelikle terminali açıp aşağıdaki kodu vermeli, böylelikle SSD disklerinin TRIM desteğine sahip olup olmadığını öğrenmelidirler. Kod içinde yer alan “sda” sizin donanımınız için “sdb” ya da başka bir şey olabilir, onu kendi makine düzeninize göre değiştirmeyi unutmayın. Kod şöyle:

Okumaya devam et

sudo hdparm -I /dev/sda | grep “TRIM supported”

Yukarıdaki kod, geriye şöyle bir çıktı vermelidir:

*    Data Set Management TRIM supported (limit 8 blocks)

İlkin eğer SSD sürücünüz hakkında geniş bir bilgi edinmek
isterseniz, aşağıdaki kodu vererek bunu sağlayabilirsiniz:

sudo hdparm -I /dev/sda

Komutu verirken “sda“yı kendinize göre düzenlemeyi unutmayın. Kod sürücünüzle ilgili oldukça kapsamlı bir bilgi sunacaktır. Bir depolama aygıtının sağlık durumu hakkında bilgi edinmek için yararlanılabileceğiniz smartmontools adlı bir denilen paket vardır. Dilerseniz bu paketi de yükleyebilirsiniz.

sudo apt-get install smartmontools

Yükledikten sonra aşağıdaki kodu döndürdüğünüzde size çeşitli verileri döndürecektir. Komutu verirken “sda“yı kendinize göre düzenlemeyi unutmayın.

sudo smartctl -A /dev/sda


smartmontools çıktısı

SSD üzerinde TRIM’i etkinleştirmek için Önerilmeyen bir yöntem /etc/fstab dosyasını root olarak açmak ve “ıskarta” seçeneğini eklemektir. Bunun için:

gksu gedit /etc/fstab

koduyla dosya açılır, içine “ıskarta” seçeneğini eklenir:

<file system> <mount point>   <type>  <options>       <dump>  <pass>
# / was on /dev/sdb1 during installation
UUID=1cd2fc4f-7d99-4c7a-8ea7-6f9a2d5e5960 /               ext4    discard,errors=remount-ro 0       1

Önerilen yöntem; günlük cron kullanarak SSD ayarıdır. Tabii, böyle bir dosya yoktur, öncelikle oluşturulması gerekir:

gksu gedit /etc/cron.daily/trim

İçeriğine şunlar yapıştırılır:

#!/bin/sh
LOG=/var/log/trim.log
echo “*** $(date -R) ***” >> $LOG
fstrim -v / >> $LOG
fstrim -v /home >> $LOG

Buraya günlük TRIM için etkinleştirilmek istenenen SSD bölümlerinin eklenmesi gerekir. Görüldüğü gibi yukarıda root (/) ve ev (/ home) bölümleri var. Eğer / home dizini ayrı bir yer olarak bir SSD bölüme açılmamışsa, buraya eklenmesine gerek yoktur. Dosyayı kaydetmeden önce bir kontrol yapabilirsiniz. Terminalde aşağıdaki kodu deneyin:

sudo fstrim -v /

Bu komut şuna benzer bir çıktı üretmelidir:

/: 3433742336 bytes were trimmed

Şimdi dosyayı kaydedin ve aşağıdaki komutu kullanarak çalıştırılabilir yapın:

sudo chmod +x /etc/cron.daily/trim

Artık bilgisayarınız o an kapalı bile olsa, her gün 06:25′te günlük cron yürütülür ve siz /var/log/trim.log dosyasından durumu kontrol edebilirsiniz.

Eğer şifrelenmiş bir bölüm kullanıyorsanız, bazı ekstra adımları da gerçekleştirmeniz gerekiyor. Root olarak /etc/default/grub dosyasını açmalısınız:

gksu gedit /etc/default/grub

GRUB_CMDLINE_LINUX yanına aşağıdaki satırı ekleyin:

“allow-discards root_trim=yes”

Dosya düzenlendikten sonra şöyle görünmelidir:

“GRUB_DISTRIBUTOR=`lsb_release -i -s 2> /dev/null || echo Debian`
GRUB_CMDLINE_LINUX_DEFAULT=”quiet splash”
GRUB_CMDLINE_LINUX=”allow-discards root_trim=yes”

Sonra dosyayı kaydedip, GRUB’u güncelleyin.

sudo update-grub

Son olarak, root olarak /etc/crypttab dosyasını açın:

gksu gedit /etc/crypttab

SSD bölümleri için “ıskarta” seçeneğini ekleyin.

#<target name>    <source device>            <key file>  <options>
var  UUID=01234567-89ab-cdef-0123-456789abcdef  none  luks,discard

Sonuç olarak aşağıdaki komutu çalıştırın:

sudo update-initramfs -u -k all

GNU/Linux İpuçları kategorisine gönderildi | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Mozilla Firefox 31.0

Hızlı, işlevsel ve açık kaynak kodlu internet tarayıcısı Mozilla Firefox’un 31.0 sürümü çıktı. Güvenlik, kararlılık, hız ve daha fazlası” ilkesi ile yoluna devam eden tarayıcı; casus yazılımlara, virüslere ve istenmeden açılan pencerelere karşı geliştirilen koruma kalkanına, yemleme korumasına sahip ve getirdiği binlerce yararlı eklentiyle istenilen biçimde kişiselleştirilebiliyor. Çeşitli güvenlik düzeltmeleri ve kimi sorunların çözümünü içeren yeni sürümde, hızlı JavaScript performansı sağlanmış bulunuyor. Çoğu eklenti Firefox ile öntanımlı biçimde uyumlu kullanılabiliyor. HTML5, XHR, MathML, SMIL için destek standartları geliştirilen; kimi kararlılık sorunları da giderilen Mozilla Firefox, web ve eklenti geliştiricileri için donanımsal hızlandırılmış grafikler ve HTML5 teknolojileri gibi yetenekleriyle ve önemli ölçüde iyileştirilen JavaScript performansı ile geliyor. Firefox; dünyanın çeşitli yerlerindeki Mozilla topluluk üyelerinin katkılarıyla 80′den fazla dilde kullanılabiliyor. Mozilla Firefox’un özellikleriyle ilgili ayrıntılı bilgi edinmek için özellikler sayfasını inceleyebilirsiniz. Mozilla Firefox 31.0′ın resmi duyurusu henüz yapılmadı, sürüm hakkında daha geniş bilgi edinmek için resmi duyurusu yapıldıktan sonra sürüm notlarını inceleyebilirsiniz.

Okumaya devam et

Mozilla Firefox 31.0 edinmek için resmi duyuru yapılıncaya kadar Mozilla’nın FTP sayfasından yararlanabilirsiniz.

İnternet kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Mozilla Thunderbird 31.0

Açık kaynak kodlu ve son derece gelişmiş özelliklere sahip güvenli bir e-posta istemcisi olan Mozilla Thunderbird’ün 31.0 sürümü çıktı. Türkçe dahil 49 dili destekleyen Mozilla Thunderbird, Mozilla ailesinin diğer popüler üyesi Firefox gibi pek çok eklenti kullanma ve e-postaları farklı sekmelerde açma özelliklerine sahip. Bir e-postaya çift tıklandığında, iletinin yeni bir sekmede açılmasına imkan sağlayan yazılım, arşivleme ve arama altyapısı da içeriyor. Thunderbird, bu altyapıya entegre edilmiş “Akıllı Klasörler” özelliğiyle farklı e-posta hesaplarında saklanan mesajlarda ve arşivlerde daha hızlı ve kapsamlı arama yapılmasına olanak sağlıyor. Gelişmiş özelliklerden birini de Gmail entegrasyonu oluşturuyor. Thunderbird çevrim içi güvenlik alanında başat olmaya devam ederken, sizi çevrim içi tertiplerden korumak için etkin olarak çalışıyor. Thunderbird, en karmaşık idari ihtiyaçlarınızı karşılarken aradığınızı bulmanızı da kolaylaştırıyor. Mozilla Thunderbird 31.0′ın resmi duyurusu henüz yapılmadı, sürüm hakkında daha geniş bilgi edinmek için resmi duyurusu yapıldıktan sonra sürüm notlarını inceleyebilirsiniz.

Okumaya devam et

Mozilla Thunderbird 31.0 edinmek için resmi duyuru yapılıncaya kadar Mozilla’nın FTP sayfasından yararlanabilirsiniz.

İnternet kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

UberStudent 4.0

Akademik ve ileri orta düzeyde bilgisayar programlama öğrenimi ve öğretimi için tasarlanmış bir DVD’lik uzman bir yazılım demeti içeren Ubuntu tabanlı dağıtım UberStudent’in 4.0 sürümü, Stephen Ewen tarafından duyuruldu. “Socrates” kod adlı UberStudent 4.0 (LTS)’i duyurmaktan mutluluk duyduğunu söyleyen Ewen; eksiksiz, kullanıcı dostu bir öğrenme platformu olarak geliştirilen UberStudent’in Ubuntu 14.04 LTS tabanlı olduğunu hatırlattı. Xfce 4.10 masaüstü ortamıyla sunulan sistemin 32 ve 64-bit kalıpları yansılarda kullanıma sunulmuş bulunuyor. UberStudent 4.0 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Okumaya devam et

UberStudent 4.0 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

GNU/Linux kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Kernel 3.16-rc6

Resim
Linux çekirdeği resmi sitesi: https://www.kernel.org
Geliştirme & kararsız çekirdek:
Resim3.16-rc6 2014-07-21

GNU/Linux kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Manjaro XFCE Minimal 0.8.11 Preview

0.8.10 sürümü 9 Haziran 2014 tarihinde duyurulan Manjaro’nun 0.8.11 önizleme sürümü, Philip Müller tarafından duyuruldu. Manjaro 0.8.11 XFCE Minimal versiyonunun önizleme sürümünü sunduklarını söyleyen Müller; Linux çekirdeğini 3.14 LTS sürümüne güncellediklerini ifade etti. Popüler grafik paket yöneticisinin geliştirme versiyonunu eklediklerini söyleyen Müller; kullanıcının bu önizleme sürümü kurup test etmesine ve geri bildirimde bulunmasına ihtiyaçları olduğunu hatırlattı. Manjaro XFCE Minimal 0.8.11 Preview hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Okumaya devam et

Manjaro XFCE Minimal 0.8.11 Preview edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

GNU/Linux kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Üyelik Komitesinin Yaklaşan Seçimi

The Document Foundation (TDF) Yönetim Kurulu Başkanı Thorsten Behrens, Üyelik Komitesi seçimlerini duyurdu. “Sevgili Topluluğumuz, The Document Foundation’ın tüm üyeleri, yeni Üyelik Komitesinin oyuna karşılık geliyor” diyen Behrens; bu nedenle, Yönetim Kurulunun, aşağıdaki zaman çizelgesiyle, Üyelik Komitesi seçimlerini açıkladığını belirtti. Söz konusu zaman çizelgesi şu biçimde:

Okumaya devam et

19/07/2014 Adaylık aşamasının başlangıcı.
27/08/2014 Adaylık aşamasının sonu.
04/09/2014 Seçimlerin resmi başlangıcı.
11/09/2014 Seçimlerin sonu.
12/09/2014 Ön sonuçların ilanı ve zorlu aşamanın başlangıcı.
17/09/2014 Zorlu aşamanın sonu.
18/09/2014 Nihai sonuçların resmi duyurusu.
19/09/2014 Göreve gelen sorumlu yeni Üyelik Komitesi.

01/07/2014 tarihi itibariyle The Document Foundation üyeleri seçimlerde oy kullanabilirler, Üyelik Komitesine seçilebilirler, ayrıca üyeler kendi kendilerini aday gösterebilirler. Ön sonuçlara itiraz etmek isteyenler elections@documentfoundation.org adresine başvuruda bulunabilecekler. Thorsten Behrens, katılımda bulunan herkese teşekkür ettiğini ifade etti. Daha fazla bilgi için blog.documentfoundation.org‘u inceleyebilirsiniz.

Ofis kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Mustafa Akgül: “İnterneti Yasaklamanın Dayanılmaz Cazibesi”

Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Akgül; neredeyse arapsaçına dönen internet sorunu ile ilgili görüşlerini kendi blogunda dile getirdi. Pek çok otorite tarafından “Türkiye’de internetin babası” olarak tanımlanan Akgül; yazısını “internetin marjinal problemleri içinde boğulmaktan kurtulmalı ve internetin bu ülkeye sunduğu potansiyele odaklanmalı” cümlesiyle bitiriyor. Doç. Dr. Mustafa Akgül’ün yazısının bütünü şu biçimde: “Bu yazı ülkemizdeki İnternet yasaklarının kısa tarihinin bireysel bir değerlendirmesidir. Ülkemizde İnternet 12 nisan 1993′de üniversitelerin önerdiği DPT’nin finansını sağladığı tr-net projesi olarak başladı. Türk Telekom ve genel olarak devlet İnternetin pek farkında değildi. İlk yıllar büyük kurumlar, tek kişilik hesab ile yetiniyordu. 1995′e gelince, bir yandan özel sektör ilgilenmeye başlamıştı, öte yandan devlet internetin farkına vardı. Ankara’da yapılan bir toplantıda interneti kısıtlamak/kapatmak fikri tartışıldı. Ama, o toplantıda internetin olumlu olduğuna devlet ikna edildi. 1995 yılında Turnet ihalesi yapıldı, 1996 sonbaharında çalışmaya başladı. 1999-2000 de TTnet calışmaya başladı. 2000 yılında bir genç kızımız satanistlerin etkisiyle intihar etti. Zamanın Milli Eğitim Bakanı “İnternet’den evlere lağım akıyor” dedi. Toplum İnterneti kapatmayı tartıştı. İnterneti savununlar “Trafik kazaları nedeniyle yolları trafiğe kapatmıyoruz”, “Bıçakla insan yaralanabilir ama bıçağı yasaklamıyıroz” örneklerini veriyordu.

Okumaya devam et

RTÜK Tokadı

İnternet üzerine bir sonraki saldırı RTÜK yasası TBMM de görüşülürken geldi. İnternet Medyası oluşmaya ve muhalefet etmeye başlamıştı. Anayasa komisyonundaki görüşmeler sırasında İnterneti ilgilendiren, endişe verici şu 2 ifade vardı. RTÜK yasası taslağındaki “Her türlü teknoloji ile ve her tür iletişim ortamında yapılacak yayın ve hizmetlerin usul ve esasları … RTÜK tarafından denetlenir” ve basın yasasına eklenmek istenilen “ Bu kanun hükümleri bilişim teknolojileri ve internet ortamında sayfa açılması veya elektronik gazete, elektronik bülten vb. suretiyle yayınlanan her türlü yazı, resim, işaret, sesli veya sessiz görüntü, ileti ve benzerleri hakkında da uygulanır.” Bu en basitinden “İnternetde basın kanuna tabidir” anlamında idi. O an TBMM de TBD öncülüğünde kurulan Bilgi Grubu vardı. Bilgi Grubu ve Bilişim STK’larına hiç bir görüş sorma gereği duymadan, madde taslağa ekledi. İnternet camiası bunun ne anlama geldiğini geç farketti. Basın kanuna bağlı yayınlar için, i) izin almak, en azından yayına ilişkin bildirimde bulunmak, ii) her nüshanın 2 kopyasının Cumhuriyet Savcılığına iletmek gerekiyor. Bu farkedilince kıyamet koptu. Neyin kapsam içinde olacağı açık değildi: e-mektup, chat/ irc, forum ve e-posta listelerde, blog ve weblerde yazılanlar ve ucu açık benzerleri. O zaman sosyal ağlar henüz yeteri kadar gelişmemişti. Her ileti, her mesajı, her web sayfası değişikliğini savcılığına nasıl iletecektiniz ? Savcılığında buna uygun bir altyapısı olmadığı da açıktı. İnternet camiasının isyan etmesi sonucunda basın yasası kısmı basitleştirildi, sadece hakaretle ilgili kısım kaldı. Yasa Cumhurbaşkanınca meclise bir daha görüşmek üzere geri gönderildi, 1 yıl sonra aynen geçirildi. Basın kanuna eklenen madde ise 59. Hükümetçe kaldırıldı. Bu maddeden sadece 1 mahkumiyet oldu. Ama, 2 yıl İnternet camiası bu yasayla meşgul oldu. Ama RTÜK’le ilgili madde duruyor. RTÜK İnternet üzerindeki radyo-TV yayınları izlemeye ve kaydetmeye devam ediyor.

Fiili Yasaklar Başlıyor!

2001-2002 yıllarında Askeriyedeki yolsuzlukları açıklama iddiasıyla yolsuzluk.com webi ortaya çıktı. Türk Hukuk sisteminde bir webi kapatma, erişime engelleme için bir düzenleme yoktu. Gerçi 1991′te Fransız ceza hukukuna giren Bilişim Suçları mevzuatı, Sulhi Dönmezer hocanın inisiyatifiyle Ceza Yasasına 525. madde olarak girmişti. Ama, bu bilişim sistemine girme, verileri değiştirme, zarar verme gibi konuları kapsıyordu. Henüz, İnternet Çağına ayak uydurmamıştı. Bilgisayar yerine de “verileri otomatik işleme tabi tutan makine ” ifadesi kullanılmıştı. ATM makineleri, cine5 modemleri, telefon sistemlerine ilişkin suçlar bu madde kapsamında yargılanıyordu. Yolsuzluk.com Genel Kurmay mahkemesinin kararı ile yasaklandı. O yıllarda webteki bir şikayet üzerine web hizmeti veren servis sağlayıcı şirketlerin genel müdürlerinin apar topar gözaltına alındığı oluyordu. 2004 Ceza Yasasında Bilişim Suçları konusunda oldukca kapsamlı bir düzenleme yapıldı. Türkiye Siber Suç Sözleşmesi çalışmalarına katılmış, ama bazı çekincelerle imzalamaktan kaçınmıştı. Bu çekinceleri ve gerekçesi ise kamuoyuna açıklanmadı. (Uzun yıllar sonra Sözleşmeyi imzaladık ama, sözleşme 2 yıl kadar mecliste beklediten sonra twitter yasağı sonrasında muhalefetin önçülüğünde onaylandı.) Ceza yasası sırasında Bilişim STK’ları olarak ilgili maddeler üzerinde çalıştık, ve TBMM deki ilgili komisyona ilettik. Önerimizin bazı kısımları kabul görmedi, ama bunları tartışmaya fırsat bulmadan taslak yasalaştı. Daha sonra CMUK – Ceza Mahkemeleri Usul Kanunu gündeme geldi, ve jet hızıyla yasalaştı. Bizim STK’lar olarak bir öneri götürme şansımız bile olmadı. Adalet Bakanlığı İnternete ilişkin düzenleme gereğini hissetti ve bir “İnternet Yasası” hazırlamak istedi. Bu amaçla, bir Komisyon kurmaya girişti. Ama, ilk yıl bu komisyon çalışmaya başlamadı. İkinci yıl yeniden bir komisyon kuruldu. Komisyon Başkanı bir Bilgisayar Mühendisliği hocası oldu. Üniversitelerin Hukuk Fakültelerinden uzmanlar, güvenlik kuvvetleri temsilcileri, bakanlık temsilcileri ağırlıklı bir komisyon oluşturuldu. Özel sektör ve Sivil Toplum temsilcileri yok denecek kadar azdı. Servis sağlayıcıları temsilcisi ısrarlar üzerine son dönemde komisyona katıldı. “Bilişim Ağı Hizmetlerinin Düzenlenmesi ve Bilişim Suçları Kanun Tasarısı” hazırlandı, kamuoyuna sunuldu, gelen öneriler büyük ölçüde değerlendirildi. Üzerinde çalışılması gereken az bir nokta kalmıştı.

Sansür Yasası 5651 Şapkadan Çıkıyor!

2006 sonbaharında Emniyet teşkilatında ilk “Bilişim Dairesi” İstanbulda açıldı. Daha önce Bilişim ekipleri Kaçakçılık Dairesi içinde idi. İstanbul Bilişim Dairesi elindeki tüm birikmiş cocuk pornosu dosyalarını basına servis etti. Basınımız her zamanki gibi polisin sunduğu dosyaları olduğu gibi yayınlandı. Ülkemizde ciddi bir çocuk pornosu salgını varmış algısı yaratıldı. Bu arada bir kaç tane çocuk taciz olayı da yaşandı. Başbakan bu sorunun çözülmesi talimatını verdi. Bu arada kamuoyunu hazırlamak amacıyla Ankara’da bir “Temiz İnternet” etkinliği yapıldı. Etkinliğin logosu çamaşır ipine asılmış 3 tane W harfi idi. Yıkanmış temizlenmiş İnterneti temsil ediyordu. Adalet Bakanlığı tasarısı kesip biçilerek, daha dar kapsamlı bir Sansür Yasası hedeflendi. Adalet Bakanlığı ve Bakanlık taslağını hazırlayan komisyon deve dışı bırakıldı, Ulaştırma Bakanlığı, esas olarak “zararlı “ içeriğe erişimi engelleyen bir taslak hazırladı. Söylem “Kirli Bilgiyi temizleyip öyle sunmaktı”. Taslak kamuoyu önünde tartışılmadan Meclise geldi. Mecliste biraz yumuşatıldı. Ve Genel Kurulda 1 saat bile görüşülmeden, ciddi bir itiraz olmadan geçti. Çocuk pornosu etrafında öyle bir hava yaratıldı ki, sivil toplum kuruluşlarının feryadına rağmen, ne Cumhurbaşkanı yasayı meclise geri gönderebildi, ne de muhalefet Anayasa Mahkemesine götürebildi.

5651 Katalog suçları Ceza yasası ve Atatürk Kanunu yoluyla tanımladı. Kapsam Katalog suçlar ile sınırlı idi. “ Uyar Kaldır”ı tanımladı. Esas olarak Erişimi Engellemeyi tanımladı. Web sitelerini, tanımsız olarak, yurtiçi ve yurt dışı olarak ayırdı. Yurtdışındaki webler için TIB’e resen yasaklama yetkisi verildi. TIB uygun bulmadığı bir içerik nedeniyle, hiç bir uyarı yapmadan, hiç bir diyalog olmadan, savunma almadan, bilirkişi değerlendirmesi olmadan bir webi yasaklama yetkisine sahip oldu. Şu anda yasaklanan 48 bin webin büyük çoğunluğu bu şekilde yasaklanmıştır. Yurt içindeki weblerde esas olarak mahkemeler yetkilidir. Acil durumlarda Cumhuriyet savcıları, çocuk istismarı, fuhuş konularında TIB mahkeme kararı olmadan erişimi engelleme kararı verebiliyor, ancak 24 saat içinde mahkemeye başvurmak zorunda idiler.

YouTube Trajedisi

Youtube yasağı ülkemizdeki internetin politikalarının turnosul kağıdı olarak görülebilir. Bir kac defa değişik sürelerle kapatıldı. En uzunu yaklaşık 2.5 yıl sürdü: 5 mayıs 2008-31 ekim 2010. 2014 yasağı bile Anayasa Mahkemesi kararından bir kaç gün sonra ancak kaldırılabildi. İlk yasak Yunanlı bir gencin Atatürk aleyhine bir bir video için alınmıştı. Hürriyet ve Sabah gazeteleri bir kampanya ile kamuoyunun dikkatine getirmişti. Bunun üzerine savcılık bir CD’ye videoyu kopyalayıp mahkemeye yasaklama talebiyle gitti. Mahkeme, videoyu youtube üzerinden doğrulamak gereği duymadan yasaklama kararı verdi. Gerçi, mahkemenin böyle bir olanağı yoktu: çünkü UYAP üzerinden youtube ve benzeri sosyal ağlara erişim engellenmişti. Bu karar öncesinde Youtube ile bir temas çabasına girilmedi. Video kısa bir süre içinde kaldırıldı ve youtube açıldı. Bir kaç sonra, 10 adet Atatürk aleyhine video nedeniyle Ankara 1 nolu Sulh Ceza Mahkemesinin youtube için erişimin engellenmesi kararı çıktı. Bu karar öncesinde ve sonrasında başka mahkemelerin de youtube’u yasaklama kararı vardı. Ama, en uzun soluklu olan Ankara 1. sulh ceza mahkemesin kararı oldu.

Youtube 10 videonun yarıdan fazlasını anında kaldırdı. Geri kalanlar için “bunlar ABD’de ifade özgürlüğü sınırları içinde” anlamında bir gerekçeyle onları kaldırmadı. Ama, bugün twitter’inde yaptığı gibi bu videoları Türkiye’den izleyicilere göstermeme yolunu izledi. Bu videolara Türkiyeden yapılan bağlantılarda “Bu videoyu fikri haklar nedeniyle sizin ülkenizde göstermiyoruz” şeklinde bir açıklama sunuldu. Mahkeme kararına ve Türkiye’nin talebine bir atıf yoktu. Sanki, videonun sahibi Türkiye’den gösterilmesine izin vermiyormuş gibi davranıldı.

Sakıncalı bulunan videoların Türkiye’den izlenememesi üzerine Mahkemeye erişim yasağının kaldırılmasını biz INETD olarak, İnsan hakları savunucusu hukukcular Yaman Akdeniz-Kerem Altıparmak ve youtube avukatları itiraz ettik. Mahkeme söz konusu videoların Türkiye dışından erişebildiği nedeniyle başvurmuzu reddetti, ilgili videoların bütün dünya için yasaklamasını isteğini sürdürdü. Bir başka deyişle mahkemelerimiz yetkisinin tüm dünya olduğunu düşünüyor.
Mahkeme, otomatik olarak, kararını bir üst mahkemeye iletip, onunda kararı onaylamasının yolunu açtı. Bizim, üst mahkemeye yeni belge ve argüman sunmamızın önü kesilmiş oldu.

Verilen karar bir tedbir kararı olduğu için iç yargı yolu bitmişti. Yargıtaya taşıma yolu kapanmıştı. Bunun üzerine biz INETD olarak AIHM’e başvurduk. AİHM henüz bize cevap vermedi. Daha sonra sites.google.com ve muzik weblerin yasaklanması (last.fm) AIHM’e taşındı. Sites.google.com konusunda Yıldıırm-Türkiye kararıyla, 5651′in AIHS’nin ifade özgürlüğü maddesine aykırı olduğuna karar verdi. Türkiye bu kararı görmezden geldi. Yeniden düzenlenen 5651 AİHM kararını göz ardı etti.

Mahkemelerin bir video yada bir sayfa nedeniyle tüm webin; bazen alanadı temelli bazenda hem alanadı temelli hemde IP temelli yasaklaması, orantısız cezalandırma olduğu gerekçesiyle çok eleştirildi. Bu eleştiriye zaman zaman zamanın Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ve BTK başkanı Tayfun Acarer de katıldı, açıkça mahkemeleri eleştirdikleri oldu. Mahkemelerden, sadece ilgili nesneyi yasaklama kararı çıktığı oldu. BTK’nın çıkardığı yönetmelik URL temelli erişimi engelemeye izin vermiyordu. Ya alan adı bozulması yoluyla o alan adını “Bu sayfaya giriş şu mahkeme kararıyla yasaklanmıştır” içeren sayfaya yönlendiriyordu, ya da o IP’ye giden istekleri çöpe atıyordu.
Pek çok halde mahkemeler ikisini birden yapıyordu: yani hem alanadı hemde IP temelli yasaklama oluyordu. Hatta, youtube, blogger vs örneklerinde olduğu gibi o alan adına ait tüm IP’leri yasaklama yoluna gidiyorlardı. LigTV’nin korsan yayınlarını engellemek isterken, tüm Google servislerine erişim bu nedenle aksamıştı. Yasakların en başında biz, bazı STK’ler, tüm webin yasaklanması yerine URL yasaklanması önermiştik. BTK bunu tartışmadı bile.

BTK ve Ulaştırma Bakanlığının bir taraftan tüm webin yasaklanmasını eleştirmesi, öte yandan kendi çıkardıkları yönetmeliği değiştirmeye yanaşmaması dikkat cekici. Kamu oyunu kazanmaya yönelik demeçler verilirken, sorunun çözümü konusunda bir şey yapmak söz konusu olmadı. Benzeri bir konu, youtube yasağında oluştu. Youtube, sakıncalı bulunan bazı videoları kaldırmış, geri kalanı Türkiye’ye göstermiyordu. Bir başka deyişle URL temelli filtreleme yapıyordu. Bilindiği gibi o dönem, yurttaşlarımız, DNS değiştirme ve başka yollarla youtube.com’a erişiyordu. Başbakanımızda “Ben Youtube’a giriyorum, sizde girin” demişti. Mahkemenin, ülkeye zarar veren uygulmasını geçersiz kılmak için, ilgili yönetmeliği, en fazlası 1 maddelik bir yasa değişikliği ile çözülebilecek bir konu konusunda hiç bir çabaya girilmedi.

Onun yerine konu egemenlik ve vergi boyutuna taşındı. Youtube’un burada bir ofis açması, bakanlığa gerekli saygıyı göstermesi, sürekli iletişim içinde olması ve vergi vermesi gerektiği söylendi. Youtube yasağının bir mahkeme kararıyla oluştuğu, yukarıdaki argumanların yasakla bir ilgisi olmadığı pek dikkati çekmedi. Türk mevzuatında, vergi borcu nedeniyle, bir webin kapatılması mümkün değil. Ama, Cumhurbaşkanı, Columbia Üniversitesinde bir soruya verdiği cevapta, Youtube’un ifade özgürlüğü kapsamında kapanmadığını, vergi nedeniyle kapandığını söyledi. BTK, bilerek Cumhurbaşkanını yanılttı.

Youtube Nasıl Açıldı ?

Youtube’un açılması, ancak bizim bulacağımız bir “hülle” olayıdır. Zamanın İnternet Kurulu, bu videolarda kullanılan Atatürk fotoğrafları nedeniyle bu videoların teklif hakkının Türkiye adına kendilerinde olduğu saptadı, ve Almanya’daki Türklere ait bir firmaya fikri hatları devretti. Bunun üzerine firma, youtube’a bu videoların telif hakkının kendinde olduğunu ve bu videoları youtube’tan kaldırmak istediğini söyledi. Youtube hemen ilgili videoları kaldırdı. Bunun üzerine Ankara Cumhuriyet savcılığı bunu bilirkişi yoluyla tespit ettirdi ve 5651 uyarınca yasak kararının geçersiz olduğu ilan etti. Daha sonra, Youtube Almanyadaki firmaya söz konusu vidoların fikri hakkını görmek istedi. Ve geçerli bir belge olmadığı için, videoları yerine koydu. Videolar açısından yasağın kalkması öncesi ve sonrasında bir fark yok. Hala Türkiye’deki IP’lere o videolar gösterilmiyor. Böylece, ülkemiz, düzgün bir şekilde ilgili yasal mevzuatı düzeltmek yerine gecekondu bir çözüme gitti.

Filtreli İnternet Maceramız

BTK 2011 yılında Avrupa’daki “Safer İnternet”i örnek almak bahanesiyle bir yönetmelik çıkardı. Taslak, ilgili sivil toplum kuruluşlarını dışlayarak oluşmuştu. Çelişkili maddeler içeriyordu. Dört profil tanımlıyordu: standart, cocuk, aile ve yerli. Her kullanıcı bu profillerden birini seçecekti, aksi belitilmeyen herkes standart profilde olacaktı. Standart profil konusunda kafalar karışıktı: yurttaşlar ciddi bir filtreleme yapılacağı düşüncesindeydi, ama BTK ek filtreleme olmayacağını söylüyordu. Bence, en ilginç olanı yerli profili idi: kısaca Türkiye İntraneti ile sınırlı idi. Bir başka deyişle, google, yahoo, amazon, wikipedia gibi Türkiye dışının kapandığı bir profil idi. Bu İnterneti hiç anlamamış, çağın dışında kalmış bir bakış açısının ürünüydü. Ülkede büyük bir tepki oluştu. Bir yandan hukuksal mücadele yolunda danıştaya dava açıldı, öte yandan tepki mitingler şeklinde sokağa taşındı. Sivil toplum örgütlerinden atik davranan girişimci yurttaşlar, büyük ölçüde facebook’u kullanarak, ülkenin kalburüstü şehirlerinde mitingler düzenledi. Daha önce, Sivil toplum Örgütleri öncülüğünde Sansüre Karşı bir Platform oluşmuştu. Bu Platform öncülüğünde ses getiren bir yürüyüş olmuştu. Katılım 20 bin civarında idi. Filtre karşıtı mitingler 10 kadar şehirde yapıldı. İstanbul da yapılan, İnternet konusunda yapılan dünyadaki en büyük miting oldu: 150 bin civarında katılım oldu.
Artan baskılar sonucunda yönetmelik değiştirildi: standart ve yerli profil kaldırıldı, geriye çocuk ve aile profili kaldırıldı ve uygulama bir kaç ay ertelendi. Bu değişiklik sonucunda kamu oyu tepkisi sönümsedi. Bazı Sivil Toplum Örgütleri eleştirmeye devam ediyorlar. Aile profili bir kara listeden oluşuyor; buralara girilemez. Çocuk profili ise bir beyaz listeden oluşuyor: sadece buralara girilebilir.
Bu listelerin oluşmasında ilkeleri belirlemek için bir kurul oluşturuldu. Bu listenin nasıl oluştuğu, içinde kimler olduğu kamuoyundan saklandı. Liste üyeleri çok sonra açıklandı. Kurul ilkeler belirledi, ama uygulamayı BTK/TIB yaptı. Bu listeler oluşturulurken her hangi bir saydamlık ve katılımcılık yok. “ihbarweb” üzeriden şikayet etmek serbest tabii. Bu listelerde kaç web olduğu bilgisi devlet sırrı. Ama, web üzerinden bir alan adının yasaklanaıp yasaklanmadığı sorgulamak mümkün. Bir defada en fazla 10 sorgu yapabilirsiniz. 3 yıl sonunda 1 milyon civarında filtreli aboneye ulaşıldığı ilan edildi . Abone servis sağlayıcı webi üzerinden profil değiştirebilir, çıkabilir. Bu hizmet için ek ücret alınmıyor. Buradaki temel hata, yurttaşa ya hep ya hiç seçeneğinin sunulması ve listenin devlet tarafından belirlenmesidir. Yurttaşın, kendi ailesi için bir filtre koyması en doğal hakkıdır. Burada ciddi bir tehlike, ailelere sahte bir güvenlik hissi verilmesidir. Çocuk filtresi, çocukların bilinçlenme çabalarını engellememeli, ve internete ilişkin güvenlik tedbirlerini göz ardı edilmesine neden olmamalıdır. Yutttaşın, filtre içeriğini değiştirebilme, ekleme ve çıkarma hakkını korumalıdır. Yaklaşık 1 milyar web içinden beyaz ve kara listeyi kim hangi kadroyla, hangi bilimsel yetkinlikle, hangi hukuksal yetkiyle hazırlayabilir?

Yeni 5651 Ne Getirdi?

5651 de son yapılan değişikliklerin önemli bir amacının tüm webin bir kaç URL yüzünden kapatılmasını engellemek olduğu Bakanlık ve BTK tarafından savunulmuştu. Çözüm, sadece sakıncalı bulunan URL’lere erişimi engellemek, webin geri kalanını rahat bırakmaktı. Değişiklikte bunun dışında Erişim Sağlayıcıları Birliği, TİB başkanına bazı hallerde yasaklama yetkisi vermek, çeşitli düzeyde log tutmak, ve kişisel haklar bahanesiyle yargısız infaz yolunun açılması olarak özetlenebilir.

Büyük gürültülerle ilan edilen URL temelli yasaklama uygulanamadı. BTK ve TIB’deki uzmanlar, weblerin çoğunun HTTPS protokolüne geçtiğini farkedemişler. HTTPS tüm trafiği simetrik sifrelemeyle izlenemez hale getirir. Bu temel kriptoloji bilgileri arasındadır. Sunucu sisteminin işbirliği olmadan https trafiğini izlemek mümkün değildir. BTK ve onun baskısıyla/teşvikiyle Türk Telekom https trafiğini de izleyebilecek donanım ve yazılım alıyor haberi basında çıktı. Yapılmaya çalışılan tüm internet tarfigini izlemek, analiz etmek, sınıflandırmak ve bunu çeşitli siyasi, adli ve ticari amaçlarla kullanmaktır. Açıktır ki, bu Anayasal bir suçtur, temel insan nhaklarının ihlalidir ve evrensel hukukun ayaklar altına alınmasıdır.

5651′in getirdiği bir yenilik ise muğlak ifadelerle servis sağlayıcıları yasal olmayan yollara iterek, yasaklama kararlarının her ne pahasına olursa olsun uygulanmasını istemesidir. Alternatif erişim yollarının engellemesi, mahkeme kararı olmadan kişisel içeriği değerlendirip yasaklaması gibi yükümlülükler bir hukuk devletinde kabul edilebilecek şeyler değil.

Twitter ve Youtube Yasakları

Başbakanımız her ne kadar aktif bir facebook ve twitter kullanıcısı gözüksede, facebook, twitter ve youtube’u kısaca sosyal medyayı “insanlığın başbelası” olarak görüyor. Öte yandan AKP, sosyal medyayı en iyi kullanmaktan kıvanç duymakta, geniş bir kadroyu sosyal ağlarda etkin olmakla görevlendirdiği bilinmektedir. Bu çelişkiye dikkati çekmekle yetinelim.

Başbakanımızın, “Twitter miviterin kökünü kazıyacağız” demeci üzerine BTK/TİB twitteri bir yolunu bulup kapattı. 2 mahkemenin 2 hesap hakkındaki kararı vardı, ama twitteri kapatma kararı yoktu. Kanun kuyucu tarafından kapatılan bir mahkeme, yetkisi olmadan twitterı kapatma kararı verdi. Yani, yetkili bir mahkemenin kararı olmadan, TIB yetki gaspıyla twitterı kapattı. Yasağı kaldırma taleplerine, bir mahkeme “yasaklama kararı olmadığı” şeklinde cevap verdi. Bir başka mahkeme, doğrudan yasaklamanın kaldırılması kararını verdi, TIB oralı olmadı. Twitter yasaklaması, 30 mart belediye seçimleri öncesinde gerçekleşmişti. TIB mahkeme kararını, 30 günlük itiraz süresi bahanesiyle uygulamadı. Seçimlerden sonra Anayasa Mahkemesi, ilgili AİHM kararalarına dayanarak, Kerem Altıparmak-Yaman Akdeniz ve benzeri bireysel başvurular üzerine kaldırdı. Bu arada Twitter yöneticileri ile yapılan görüşmeler sonucunda, zaman zaman mahkemelere itirazla birlikte, Türkiye’deki mahkeme kararlarından, cocuk pornosu ve nefret suçları gibi evrensel kabul görenler dışındakilere sadece Türkiye’den erişimi engelleme yoluna gittiler.

Dışışlerindeki bir konuşmanın kayıtlarının internetde yayınlanması ve bir kopyasının youtube konması üzerine, BTK youtube’a erişimi engelledi. Bir yandan ulusal güvenlik nedeniyle bir mahkemeden yasaklama kararı alındı. Ayrıca, youtube’de Atatürk aleyhine videolar olduğu webten ilan edildi. 5651 de ulusal güvenlik nedeniyle erişim enegelleme olanağı yoktu. Ama, yinede yasaklandı. Mahkemelerin yasak kararını kaldırması, yeniden koyması, yürütmeyi durdurma kararları yeterli olmayıp, Anayasa Mahkemesinin Youtube, Barolar Birliği ve bir çok bireysel başvuru üzere ifade özgürlüğü açısından yasağı kaldırması sonucunda erişime açılabildi.

İnternetden korunmak mı, yoksa İnternetle Büyümek mi ?

Ülkemizde İnterneti yasaklamak, çocukları korumak, yurttaşı korumak, ahlakı korumak, ulusal güvenliği korumak, kişilik haklarını korumak, ülkenin “milli çıkarlarını” korumak, değerlerimizi korumak gibi gerekçelerle, kolayca yapılabiliyor. Bu genelde savunma yapmadan, uzman görüşü olmadan, yani yargılama olmadan koruma tedbiri olarak yapılıyor. Bunların hemen hepsi hiç bir zaman bir yargılamayla devam etmiyor. Bunun önemli bir nedeni weblerin yurt dışında oluşu ve pratik olarak itiraz ve yargı yolunun zor ve masraflı oluşudur. Engelliweb’in verilerine göre bu yazının yazıldığı anda 49 bine yakın web kapalı idi. Dünyada 1 milyara yakın web olduğunu gözönüne alırsak, tüm “zararlı “ webleri belirmenin ne kadar zor olduğu açıktır. Çocuk pornosu, nefret söylemi gibi hemen bütün dünyanın uzlaştığı konuların dışında konularda devletin neyin zararlı, neyin iyi, neyin kötü olmasına karar vermesi demokratik değildir.

Devletin, cocuk pornosu ve nefret söylemi dışındaki konularda yapması gereken, yurttaşın neyin iyi neyin kötü olmasına karar vermesini sağlayacak ortamı oluşturarak, kendisinin kenara çekilmesidir. Bu, bilgilendirmek, bilinçlendirmek, gerekli yazılımların gelişmesini sağlamak, ücretsiz dağıtımı ve eğitimini sağlamakla başlanabilir. Devletin bu konularda listeler hazırlayıp uygulatması yanlıştır. Bunu uzman siivl toplum kuruluşlarına ve üniversitelere bırakmalıdır. Yazılımlar konusunda yarışmalar yapabilir, özgür yazılımları geliştirip, bunlar arasında rekabet yaratabilir.

Devletin asıl görevi, yurttaşların internetin zararlarından korumaktan çok, yurttaşın internetden yararlanması, kendini geliştirmesi, işini internete uyarlı hale getirmesi, toplumsal yaşama ve toplumsal denetime katılması, siyasete ve devlet yönetimine aktif bir yurttaş olarak katkı vermesi, sorgulayan ve katılımcı bir yurttaş olmasını sağlayacak, teşvik edecek tedbirler almasıdır. Tabii ki, yurttaşı, intenetden gelebilecek tehliklere karşı eğitmeli, uyarmalı, farkındalık yaratmalı, bu konularla ilgili kurumsal yapılar oluşturmalıdır. Daha da önemli olan, internetin gelişmesi, etkin kullanımı, ülke kalkınması, bireysel gelişim, toplumsal aktılım ve katılımcı demokrasi için çabaların öne çıkmasıdır. Sayısal bölünmenin önlenmesi, bunun için hem internetin kolay, ucuz, hızlı ve güvenli olması, öte yandan bilişim/bilgi/sosyal medya okuryazarlığının, başta ilkokullar olmak üzere, tüm yurttaşlara ulaştırılması önemlidir. Ülkenin Bilgi Toplumu çalışmalarının, ulusal bir strateji etafında, tüm paydaşların katılımı ile saydam bir şekilde açık ortamlarda tartıiılrak belirlenmesi, saydam bir şekilde hayata geçmesi, ve değerlendirilmesi önemlidir. Bunun için araştırma merkezleri, İnternet Enstitüleri kurulmalı; yıllık değerlendirme anketleri, konferanslar yapılmalıdır.

Ülkemiz, İnternetin marjinal problemleri içinde boğulmaktan kurtulmalı, ve internetin bu ülkeye sunduğu potansiyele odaklanmalıdır.

İnternet yaşamdır !”

blog.akgul.web.tr

İnternet kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Debian 6.0, 6.0.10′a Güncellendi

Debian projesi; 6 Şubat 2011‘de duyurulan kod adı “Squeeze” olan 6.0 sürümünün yeni bir güncellemesini duyurdu. Debian 6.0 “Squeeze”, 6.0.10′a güncellendi. Debian projesi, ciddi sorunlar için kimi ayarlarla birlikte, kararlı dağıtıma yönelik güvenlik sorunları için çeşitli düzeltmeler içeren bu onuncu güncelleştirmeyi duyurmaktan  topluluk olarak  mutluluk duyduklarını ifade etti. Bu güncellemenin Squeeze için son güncelleme olduğunun düşünüldüğü ifade edilirken, teknik nedenlerden dolayı kimi paketlerin bu sürüme dahil olmadığı ama Squeeze yayınlandığından beri çıkan tüm güvenlik güncelleştirmelerinin bu sürümde yer aldığı hatırlatıldı. Sistemlerini security.debian.org üzerinden güncel tutanların zaten bu paketlere ihtiyaç duymayacağı vurgulandı. Ancak, yeni yükleme medyasını ve güncel paketleri içeren CD ve DVD kalıplarının en kısa zamanda yansılarda hazır olacağı ifade edildi. Debian 6.0.10 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Okumaya devam et

Kalıplar yansılarda hazır olduğu zaman Debian 6.0.10 edinmek için aşağıdaki linkten yararlanabilirsiniz.

Debian’ın bugünkü “test” dağıtımı Jessie için haftalık olarak hazırlanan DVD kalıplarının adresleri:

Live CD/DVD indirme adresleri:

GNU/Linux kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Linux Yaz Kampı

Linux Kullanıcıları Derneği (LKD) ve İnternet Teknolojileri Derneği (INETD), 5. Linux Kampını 11-23 Ağustos tarihlerinde Bolu’da Abant İzzet
Baysal Üniversitesi‘nde yapıyor. Daha Önce Işık Üniversitesi Şile Kampüsünde ve Düzce Üniversitesinde yapılan kamp, Bolu’da 3. defa yapılıyor. Kurslar: Linux Sistem Yönetimi 1 ve 2, Java Programlamaya Giriş, PHP ile Yazılım Geliştirme, Ruby/Rails ile Yazılım Geliştirme, Python/Django ile Web Programlama, Web Uygulama Güvenliği ve Güvenli Kod Geliştirme ve Tersine Mühendislik konularında gerçekleştirilecek. Kamp için  özellikle yeni kurulan üniversitelere  ve kamu kurumlarına öncelik verilecek. Bununla  birlikte kamp tüm yurttaşlara açık olacak. Kamp, özellikle üniversite/kamu bilgi işlem çalışanlarına yönelik olacak ve onlara kurumlarında internet hizmetlerinin GNU/Linux ve özgür yazılımlarla yönetimini  anlatmayı hedefleyecek.

Okumaya devam et

Kampta teorik temellerden çok pratik yan öne çıkacak; katılanlar ellerini kirletecekler. Kursiyerlerin kendi bilgisayarlarını getirmesini teşvik edilecek. Kurslar hakkında detaylı bilgi webte sunuluyor. Kurslarda kontenjan  sınırlı. Kampa 150 kız ve 150 erkek öğrenci alınması planlanıyor. Sınıflar 30 kişi ile sınırlı olacak. Her kursa her üniversiteden/kurumdan bir kişinin alınması isteniyor. Kurslar ücretsiz. Kursiyerlerden kendi masraflarını çekmeleri isteniyor. Kursiyerler ve hocalar, Üniversitedeki Kredi Yurtlar kurumu yurtlarında ve misafirhanede kalacaklar, Üniversite kafeteryasından yararlanacaklar. Kayıtlar Temmuz sonunda kapanacak. Kampa katılmak isteyenlerin kamp.linux.org.tr adresini dikkatle incelemeleri, özellikle sıkça sorulan soruları dikkatle okumaları öneriliyor.

GNU/Linux kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Wine 1.7.22

Wine’ın son geliştirme sürümü 1.7.22, Alexandre Julliard tarafından duyuruldu.  Çeşitli hata düzeltmeleriyle gelen sürüm, geliştirilmiş internet cookie desteği içeriyor. Bilindiği gibi, Wine’ın bir kararlı bir de geliştirme sürümü bulunuyor. 10 Ocak 2014 tarihinde duyuurulan kararlı sürümü 1.6.2 ile hâlâ yoluna devam eden Wine, böylelikle geliştirme sürümünü yenilemiş oluyor. Windows altında çalıştırılmak üzere yazılmış çeşitli uygulamaları GNU/Linux altında çalıştıran bir yazılım olan Wine’ın yeni geliştirme sürümünü duyurmaktan ekip olarak gurur duyduklarını söyleyen Julliard; yeni sürümde, çeşitli hataların giderildiğini, internet cookie desteğinin sağlandığını ve çeviri güncellemelerinin yapıldığını ifade etti. Half-Life 2′den Counter-Strike ve WoW’a pek çok ilgi çekici oyunun GNU/Linux sistemde oynanabilmesini olanaklı kılan Wine’ın yeni geliştirme sürümü 1.7.22 hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Okumaya devam et

Wine 1.7.22 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

Yazılım kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

WordPress 4.0 Beta 2

10 Temmuz 2014 tarihinde ilk beta sürümü duyurulan açık kaynak kodlu ve GNU Genel Kamu Lisansı ile lisanslı dünyanın en çok kullanılan içerik yönetim sistemlerinden (CMS) biri olan WordPress’in 4.0 sürümünün ikinci betası, Helen Hou-Sandi tarafından duyuruldu. Sürümü test edilmesi amacıyla kullanıma sunduklarını söyleyen Hou-Sandi; bunun bir beta sürüm olduğunu vurgulayarak, sürümün yalnızca test etmek amacıyla kullanılması gerektiğini ifade etti. Bu geliştirme yazılımı için test edilerek elde edilen izlenimlerin bildirilmesinin çok önemli olduğunu belirten Hou-Sandi; 4.0 sürümünün getirdiği yenilikler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Beta 1 blog yazısının incelenebileceğini söyledi. Eklenti yükleme ve ortam kitaplığı deneyimleri konusunda çeşitli geliştirmelerin söz konusu olduğunu söyleyen Hou-Sandi; yaklaşık 170 hatanın giderilmiş bulunduğunu ifade etti. Hata bulduğunu düşünenlerin, buldukları hataları, destek forumlarında Alpha/Beta alanlarına gönderebileceklerini söyleyen Hou-Sandi; orada, aynı zamanda bilinen hataların ya da çözümlenen hataların bir listesini bulabileceklerini belirtti. WordPress 4.0 Beta 2 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Okumaya devam et

Yalnızca bir blog sistemi olarak başlayan WordPress; tam bir içerik yönetim sistemi (CMS) olarak kullanılmak üzere gelişti ve binlerce eklentisi, parçacıkları ve temasıyla hayal gücünüzle sınırlı bir yapı haline geldi. WordPress 4.0 Beta 2 edinmek için aşağıdaki linkten yararlanabilirsiniz.

İnternet kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Firebird 2.5.3

Interbase 6 kodları üzerine geliştirilmiş ücretsiz bir SQL veritabanı olan Firebird‘in 2.5.3 alt sürümü duyuruldu. Tüm kullanıcıların veritabanlarını bu sürüme geçirmelerinin önemle tavsiye edildiği vurgulandı. Sürümün, 2.5.2 sürümünden beri birikmiş hata düzeltmelerinin geniş bir koleksiyonunu içerdiği belirtildi. Bilindiği gibi, FireBird, bir SQL veritabanı olması dolayısıyla paradox ve MySQL gibi veritabanlarında olmayan transaction, SP, trigger gibi yapıları desteklemektedir. Firebird, Interbase kodlarından geliştirilmesine karşın kodlar bir kaç kez baştan yazılmış; performans ve özellik olarak Interbase’i geçmiştir. Küçük, Orta ve büyük ölçekli tüm projelerde rahatlıkla ve güvenle kullanılabilir. Ayrıca ReadOnly DB Özelliği ile CD’lerde dahi çalıştırılabilir, tanıtım programlarında da kullanılabilir. Firebird; başta GNU/Linux olmak üzere, FreeBSD, Solaris, HP-UX, Mac-OS ve Windows pek çok işletim sistemini destekler. Firebird 2.5.3 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm notlarını inceleyebilirsiniz.

Okumaya devam et

Firebird 2.5.3 edinmek için aşağıdaki linkten yararlanabilirsiniz.

Programlama kategorisine gönderildi | Yorum bırakın